Hürriyet

30 Eylül 2017 Cumartesi

'Ben Palyaço Olmak İsterdim'

kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde.
kaç kilo çekerdi yalnızlık..
kaç kere ezildim altında..
yaz yağmurlarının.

belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları..
her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk..
hep ağlamaklı olurduk gülünücek halimize..

kim sevmezdi çiçekleri filan..
'ben sevmezdim'dedim, yalan dedi..

bunu palyaço söyledi..
palyaço söyledi ben yazdım
yazdım, yazmasam ağlayacaktım..

herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım..
sırf bu yüzden mi ağladım.
alçaklık gibi bir şey oldu biraz..

biraz birazdım her şeyden..
dün biraz sinirlenmiştim mesela..
yarın bir kadını seveceğim biraz..
biraz biraz kör oldum bu günlerde..

ama rakı kadehlerimi boşaltmayın..
eksilmesin hiçbir şey..
hiçbir şeyden dahi olsa..
kalsın biraz...

umursamıyorum yılgınlığımı filan..
çünkü sessizce yaşanmalı her şey.
bir devrim sessizce olmalı mesela..
ve her sözcüğüne inanmalı palyaçonun..

bir palyaço neden yalan söylesin ki..
ben palyaço olsaydım söylemezdim..
marangoz olsaydım da söylemezdim..
ben insan olsaydım yalan söylemezdim.!

hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını..
kaç kilo çeker ki bir palyaço..
hem neden yüzüme vuruyorsunuz..
bir çirkin ördek yavrusu olduğumu..

gocunmam ki ben, ben gocunmam..
bir palyaço ne kadar gocunmazsa..
o kadar, o kadar gocunmam işte..

rakı doldurun..eksilmesin.

bitmedi, yazacağım daha..
yazmazsam ağlayacağım çünkü..
alçakça olacak biraz.

hem biz o zaman kimdik ki nerelere giderdik..
her sokakta biraz daha eksilirdik..
geceleri puslu puslu olurdu bazen
bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu
'duyamadım'dedim 'tekrar et'.
sessizliğe bürünürdü o an her şey.
sokaklar daha bir puslu..
palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu..
ve ben daha bir alçak olurdum..
ağlardım biraz.

hem sen kimsin, çekiştirme diyorum..
hatta kuyruğuma basma diyorum..
acıyor, tırmalarım diyorum..
kahrol, kahrol !
diyorum..

geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda..
korktum birden, kusacak gibi oldum..
'olur öyle' dedi palyaço..
'herkes alçaktır' biraz..
'otur ulan!' dedim, bağırdım ona..
ben bazen bağırırım biraz..

'rakı doldur' dedim eksilmesin..
ben bazen eksilirim biraz
aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
ben bunu sonradan öğrendim..

ben aslında her şeyi sonradan öğrendim biraz.
herkes herkesi sonradan öğrenirmiş..
bunu da sonradan öğrendim

örneğin;

geçen gün bir kadınla seviştim..
biraz değil çok seviştim.

ya işte öyle palyaço
diyorum ki,
bunu da yeni öğrendim..
sevişmekte eksilmekmiş biraz..

kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini
'ben sevmezdim' dedim 'yalan'
dedi..
bunu palyaço söyledi..
palyaço söyledi, ben yazdım..
yazmasam, alçak olacaktım
hem ben roman da yazdım biraz..

bazen diyorum ki palyaço..
sen olmasan ben ne yaparım..
alçakça eksilirim biraz..
her yağmur yağışında yerin dibine girerim..
hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki..
ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi.

biraz biraz anlıyorum ki
yüzler, eller o terli vücutlar filan..
her şey pilastikmiş biraz..

haydi sirtaki yapalım palyaço,
rakı doldur, yine eksildik biraz..

                    (şairi meçhul şiir)

25 Haziran 2017 Pazar

'Fıtr Bayramı'

Yarattıkları içinde sadece insana Rabbine vuslat/kavuşma 'fıtratını' lütuf ve ihsan eden Allah'a hamdolsun. Resulu Muhammed (s.a.v) ve ehli beyte selam olsun, Rabbim bizleri onların meclisinden mahrum etmesin.

Sevgili birkaç görüş okurları, Hayırlı bayramlarınız olsun inşaAllah. Bu bayram eskiden beri; şeker, ramazan bayramı diye adlandırılır ve öyle tebrik edilir ve kutlanır. Ancak son yıllarda ramazan ayı daha çok iftar sahur aylarıymış gibi yemek üzerinden oluşmuş sadece açlık üzerinden oluşmuş diğer aylardan tek farkı bu olarak yaşanmaya başlanmıştır. Oysaki Allah Hz.Kur'an da oruç ile ilgili ayetleri müslümanlara sunarken bunlardan bahsetmemiştir. Allah Kur'an da buyur ki; Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. (2:183) Bir başka ayet de ise; Size farz kılınan oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olan ve yolculukta bulunan ise, diğer günlerde tutamadığı günler sayısınca tutar. Ona dayanıp kalıcaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir. (2:184)
Oruç ile ilgili ayet sayısı 11 iken bunlardan sadece 1 tanesi yeme içme ile alakalıdır. Gel gelelim 'Fıtr' bayramı ismine. Bu aleme doğmakla doğuşla alakalı bir bayramdır bugünle birlikte içinde bulunduğumuz bayram. Bu bayramı şeker yada ramazan isimleriyle ifade etmek yanlıştır.Çünkü Ramazan, oruç ayı olup ve oruç aylık bir ibadettir. Nasıl ki güneş beş vakti ile namaz kayıtlı ise, ömür vakti ile hac kayıtlı ise, yıl vakti ile zekat kayıtlı ise, oruçta Ramazan ayı vakti ile kayıtlı bir ibadettir. Bu sebepten Ramazan ayı bayram ayı değil oruç ayıdır. Velhasıl, 'Fıtr' bayramı hemen oruç ayının arkasından gelen ayın başında olmasından dolayı Ramazan bayramı, ve bayramlarda da tatlı yenmesinden dolayı şeker bayramı denmesi çok yüzeysel ve ucuz bir kavramdır. 'Fıtr' bayramı fıtır sadakasını verdikten sonra kutlanılan bir bayramdır, bu yüzdendir ki fıtır sadakasının muhakkak bayram namazından öncesinden verilmesi gerekir. Manasına gelirsek; Fitre, doğuş yani bu aleme doğup ta hayatta olmak anlamını ifade ettiğinden, fitre hayatta olup yaşayan bir kulun vücudunun sadakasıdır. Bundan dolayı bu yeryüzü alemine doğan bir günlük bebeğe dahil fıtr sadakası verilir. Bu bayramın oruç ibadetini yapan müminlerin oruçlarını açtıkları, böyle bir ibadete kavuşabildikleri için Allah'a şükrettikleri O'nun lütfettiği maddi ve manevi nimetlerle mutlu olduklarını ve bu mutluluğu paylaştıklarının bir ifadesidir. Bu isimleri başta diyanet olmak üzere hala kullanılması düzeltilmemesi de oldukça gariptir..

16 Haziran 2017 Cuma

'Lisans Hayatımın Son Bütü'

Sevgili birkaç görüş okurları.. sizlerden kaldı mı yada eskisi kadar kaldı mı bilemem ama arada yazabilirim böyle be. Kaç mevsim yaksak kaç mektup yaksak da bunlar burada kalacaktır malesef benimde kalıcı olmalıyım diye bir beklentim var ama insanların hayatlarını değiştirmek konusunda belki bir kısmına bir şekilde dokunurum oturup karalar bağlamaktansa. Ah tabi bir gönülde açan bir gül var ki derin derin sevdalara dalarsın acısıyla tatlısıyla toz olursun. 'Pergel' olursun hatta :) Nitekim 16 haziran cuma 2017 lisans hayatım bitiyor. 11 dersli son dönemimde finalden kalan tek bütünlemem bugün 12'de. 5 koca yıl. 22 yıl beklediğin biri. 17 yıl yokluk, ebediyen sonsuzluk. Bitiyor diye bazen ne olacak şimdi diyor bazen insan ülkemde taşı toprağı altın olmaktan çıkalı çok olmuş ama ülkem. Bir şeyler yapmak lazım, her şey hiçbir şey olarak kalmamalı ve öyle bitmemeli de. Ramazanın da son 10 günü 'kadir gecesi' de yaklaşıyor.. 1000 aydan daha hayırlı yani 82 yıl sanırım. Kaçırmamalı yaşamalı her anın hikmetini, Aşk'ı.. Buna rağmen dünyanın yarısı ateş altında, diğer yarısı da cehennem ateşini kutluyor adeta. Bir yandan senin için bu inancın ailen başarın paran her ne ise onun için ağlıyorsun, diğer yandan onlara ters olarak eğleniyorsun. Yani diyeceğim o ki karışık oradan buradan şeylere değinsem de okulum bitti yeni yeni kapılar dünyalar açılacak elbet hayatlarımızda önemli olan damla damla okyanus olmak.

12 Nisan 2017 Çarşamba

' Seçim Öncesi Dikkat Edilmesi Gereken Çok Önemli Konular '

 Merhabalar sevgili okurlar, dostlar, günümüzün yoldaşları.. Malumunuz 4 gün sonra iki seçenekli hatta oyunuza sahip çıkmazsanız üç seçenekli tercihten oluşan bir seçim var. Tabi bazı seçeneklerin neden konulduğu tartışılır. Ancak bugün bazı şeyleri tartışmak yerine, seçim öncesi bilinmesi ve uygulanması hususunda önemli bilgiler paylaşacağım.
 ' Öncelikle oy kullanacağımız okulu 1 gün yani 15 nisan günü görelim, bakalım. Bu husus bize seçim günün de büyük bir kolaylık sağlayacaktır. Seçime son bir kaç gün kala olduğumuz şu günlerde hiç bir seçenek ( evet, hayır, gitmemek) artık bunları düşünmeyin. Bu arada;

- Evet: 'Öyledir' anlamında doğrulama ve tasdik kelimesi; olur, oldu, peki, tamam, ha, he şeklinde de kullanılır.
- Hayır: iyilik, karşılık beklemeden yapılan yardım, yok, öyle değil, olamama anlamlarında olumsuz olarakta kullanılır.
Devamında; seçim öncesi arkadaşlarınızla vakit geçirip, keyifli bir kitap okuyabilirsiniz ( hayvanlardan tanrılara ) yada bir doğa yürüyüşü yaparak kafanızı dağıtabilirsiniz. Ve seçim sabahı güne, ılık bir duşla başlamayı ihmal etmeyin, kahvaltı da oldukça önemli, aşırıya kaçmadan her zamanki kahvaltınızı yapın. Belki devamında ufak bir spor hareketleri de size iyi gelecektir. Oy pusulanızı elinize aldığınız an her şeyi unutmuş hissedebilirsiniz ama kaygılanmayın, derin bir nefes alıp doğru seçim tercihiniz aklınıza gelecektir. Oy pusulanızdaki tüm seçenekleri dikkatlice okuyun, bilmediklerinizi unuttuklarınızı geçin. Unutmayın ki hiçbir şey dünyanın sonu değildir gidin ve giderken kafanızın içinde taşıdığınız beyni alın tartın hissedin ve oyunuzu kullanın' Kurcala.

-Bu seçim sonucunda dünyadaki kapitalizm sonucu insanların doyumsuzluğu sonucu Afrika da, Asya da dünyanın her hangi bir yerinde yine müslümanlar yada gayrimüslimler açlıktan ve yoksulluktan ölmeye devam edecek, yada İslam için savaştığını iddia eden Işid, Taliban, Boko haram gibi binlerce terör örgütü mülümanları yada gayrimüslimleri öldürecek, aynı şekilde politikada İslamı kullanarak ahiretten yer ikram edenler, kendi hayatlarıyla Halifeleri kıyaslayanlar bu dünyanın adaleti satın almış olsa da ve İslamı amaç değil araç olarak görmeye, yaşamaya tüccarlaştırmaya devam ettikçe insan öldürmekten kapitalizmden işid'den bir farkı kalmayacaktır göklerin üzerinde. Dünyadan istedikçe misal hangi filmi izlerseniz izleyin çıkar çıkmaz yenisini bekliyor olacaksınız, tatmin olmuş bir şekilde çıkamayacaksınız oradan. Bu dünyada huzur içinde olamayacaksınız.
Thomas Carlyle, ' iyi niyetli gayretkeşliğin bu adamın ( Muhammed s.a.v. ) etrafına yığmış olduğu yalanlar yalnızca bizim üzerimize ( teslim olmayanların ) bir ardır.


26 Ocak 2017 Perşembe

'Dedi Ki'

Her kulaçta bu deryada haykırabilmek yol da olmak yola çıkmak, ve kaybolmak..

'Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? ' (Zümer 9)

Dedim ki; Çok yalnızım!

Dedi ki; Ben ki sana çok yakınım ! (Bakara 186)

Dedim ki; Sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke bende sana yakın olabilseydim.

Dedi ki; Rabbini sabah akşam yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için Zikret. (Araf 205)

Dedim ki; Allah'm bu da senin yardımını ister.

Dedi ki; Allah'n sizi bağışlamasını istemez misiniz? (Nur 22)

Dedim ki; Beni affetmeni çok isterim.

Dedi ki; Öyleyse Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra ona tövbe edin. Gerçekten Allah Esirgeyendir, sevendir. (Nur 22)

Dedim ki; Çok günahkarım, bu kadar günahla ben ne yaparım? 

Dedi ki; Allah'n kullarının tevbesini kabul edeceğini, ve Allah'n tevbeyi çok kabul eden, pek esirgeyen olduğunu hala bilmezler mi? (Tevbe 104)

Dedim ki; Allah'm defalarca tevbe edip tevbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.

Dedi ki; Allah aziz ve bilendir. O günahları bağışlayan ve kullarının tevbesini kabul edendir.            (Şura 25)

Dedim ki; Ya Rab bunca günahım var! Hangisinin tevbesini yapayım?

Dedi ki; Allah bütün günahları bağışlayandır ! ( Zümer 53 )

Dedim ki; Yine gelsem, yine beni bağışlar mısın?

Dedi ki; Allah'tan başka günahları bağışlayacak olan yoktur ! (Ali İmran 135)

Ve dedi ki; Şüphesiz ki temizlenenleri ve tevbe edenleri sever Allah ! 

Dedim ki; Ne güzelsin Ya Rab !

Dedim ki; Rabbim benim senden başka kimim var?

Dedi ki; Allah kuluna Kafi değil mi?  ( Zümer 36 )




22 Ocak 2017 Pazar

'D.Trump Sonrası Dünya'

İyi akşamlar sevgili okurlar, baya bir zamandır yazmak istediğim çok durum oldu ülkemizde ve dünya da. Ancak kısmet olamamıştı bir türlü. Bunlardan bazıları; İslam Deklerasyonu, Ekonomik gelişmeler, ABD seçimleri, Gezilerimden edindiğim tecrübeler, Hayatın Anlamı, Başkanlık sistemleri vs. gibi konular. Bunlara ee şimdi seçim oldu kazanıldı binlerce yorum yapmak yerine sadece bir kaç mekanizmadan ele alacağım. Ki ülkemiz için D. Trump söylemleriyle gerçeği göremeyiz bilemeyiz H.Clinton dan daha iyi durumda ki hiç değilse ypg ile birlikte hareket edeceğiz gibi bir söylemde bulunmuyor. Ki bunca anket çalışmaları, ülkemizde ki isim vermeyeceğim bazı araştırma akademik araştırmaları bile anlam veremediğimiz bir şekilde Clinton taraftarlığı yapıyorlardı anca abd seçmenleri artık Trump'ın; bu politikacılar size yalan söylüyorlar bu komediye bir son verilmeli diyerek çıkıştığı üstelik kendi cumhuriyetçi adayları da bunlarla aynı torbaya koyarak bir farklı izlenim bıraktı. Ve şuan olanlar ne ise o olacaktır demiştir kendisi dışında bir seçim kararı çıkması sonucunda. Bunlar bazı etkenlerdi seçmen üzerinde.  Şimdi o yüzden çok yorum yapmak yerine iki durum söz konusu seçmenlerin farklılık istediği birincisi; statüko yani sistem değişikliği, ikincisi büyük krize sebep olan mortgage. Bunları vergiler üzerinden halka ağır sonuçlar doğurarak devam etti ki seçmenler bu iki etkeni net bir çözüm ile kafasında belirledi. Şuan ki duruma gelirsek dünya ve türkiye'nin bazı beklentileri var varsayımları var onlar da Trump'ın söyledikleri. Mesela bunlardan bir tanesi; devletin küçülmesi gerektiği konusudur. Bu düşünce biz dahi her insanı etkileyecektir. Bizim için özellikle son günlerde örtülü bir döviz krizi aşamasında Trump'ın söylediğini iki el üzerinden temenni ediyoruz ki onlarda; dolarımız çok değerli ve diğer ülkeler bunu bildiği için abd'yi çöp mallarla sahte mallarla dolduruyorlar. Ben buna izin vermiyeceğim, bizde mal üretip onlara satmalıyız dedi. Ve gerekirse para birimimizi değersizleştirmeliyiz. Bir diğer taraftan ABD merkez bankası faizleri bilerek arttırmıyor, çünkü Clinton'a yardım etmek istiyorlar, oysa ki faizlerin hemen artması lazım. Ama faizlerin arttırılması demek paranın değerlenmesi demek. Şimdi elimizde iki tane Trump oluyor birincisi, değersizleştirelim diyor diğerinde arttırıp değerli kılalım diyor. Bu durumda bizim faydamıza olan birinci durum yani değerinin artmaması. Çünkü Çin gibi bir arz sunan var ve her yeri ele geçirmiş durumda. Trump; Abd yi kopyalanmış mallarla doldurmayacağım diyerek Çin'e karşı durumunu açık ve net koymuştur. Bu durum doların değersizleşmesi diğer para birimlerinin Tl gibi biraz daha dengeye gelebileceği beklentisini sunabilir. Ayrıca genişlemeceli bir ekonomik politika güdeceğini söylüyor ve bunun için 500 milyar dolar yatırımın olacağını belirtti. Bu durum bütçe açığına sebep olacaktır. Büyüme olacak oradan gelen parayla açık kapanacak. Vergiler düşecek beklentiler çift vergiler sorunlar serbest piyasa ekonomisi demek kaos demek arkadaşlar. Ama mart ve nisan daki fed kararlarını bekleyeceğiz ve göreceğiz önemli olan bu. Faiz arttırmaya gidecektir ki gidecek bunun sonuçlarını göreceğiz daha biraz sıkıntı demek ama uzun vade de Trump ile bunlar düzelecektir. Ki ekonomi politikalarını ifade ettiği gibi yaparsa. Ayrıca siyasi olaylardan ötürü Trump, Clinton'a göre daha iyimser durumdadır. Fed'in faize 0 a indirme durumunu bir ümid olarak bekliyoruz bu durumda Çin'in ne kadar arz edeceğine bakıyor ve bu durumda bize küresel dünyayı tekrar çürümüş tepside sunuyor.

21 Ocak 2017 Cumartesi

' Bütün Şiirler Sana '

Sevgilim, ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim.
Elimde uçuk mavi bir kalem, cebimde iki paket sigara.
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz.
  Ağlarım aklıma geldikçe gülüşlerimiz..
Çiçekler, çiçekler su verdim bu sabah çiçeklere
Ah o gülün yüzü gülmüyor sensiz.
Gür ve coşkun bir gün ışığı dadanmış pencereye,
Masada tabaklar neşesiz,
Mutfak dersen derbeder ve pis
Halılar tozlu
Mavi gece lambası hevessiz.
Kapı diyor ki açın beni, kapayın beni.
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor ve her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi.

        Yazmış hissetmiş, yaşamış Cemal Süreya. Yoksa nasıl dokunacak bu kadar, yaşatacak kendini zor. Bir başkası da

Ben
senden önce ölmek isterim
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni
görebilesin..
Fedakarlığımı anlıyorsun:
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek
için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin
Ve orda beraber yaşarız.
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
Yahut vefasız bir torun
bizi oradan atana kadar
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana
düşecek.
Toprağa beraber dalacağız
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak:
biri sen, biri de ben.

        bunları okurken, dinlerken yaşamak hissetmek ve ah çekmek gibisi yokmuş.

Ara vermiş olduğum bir kaç aydan sonra artık her gün olmasa da yine bir şeyler karalamaya başlayacağım..