Hürriyet
31 Temmuz 2016 Pazar
' Pokemon Go '
Mutlu haftasonları değerli birkaç görüş okurları... istanbuldan güzel bir esinti ile meltem ile bildiriyorum şuan. Çevrem de millet deli gibi poketopları ile uğraşıyor. Ve Ben şaşmaya devam ediyorum. Ki benim jenerasyonun en önemli en keyifli çizgi filmlerinden bir tanesi hatta ilki. Bir Japan yapımıdir ayni zamanda. Ve burada istanbuldan tokyo ya giderken orada en çok merak ettiğim konulardan biriydi. Neler göreceğim onlar nasil kovaliyor diye merak ediyordum. Ama bir tane bile Pokemon kovalayan birini görmedim dostlar. Adamlar yapiyor elimize veriyor. Bir tane bile göremedim ya, birde burası aklıma geldi. Biz kafayi yemişiz onu anladim. Yada çok boşmuşuz onu da anlamış olabilirim. Neyse gidip de kendi memleketimi görgüsüzler gibi eleştirecek kınayacak değilim o sosyologların işi ama ayni zamanda sosyoloji de okuduğum için gözlem yapıp yorumlamaya çalışıyorum. Yeni gidilecek yerlerin ilk ayağı çarşamba sabahı dünyanın beyaz şehrine yolculuk olacak..
29 Temmuz 2016 Cuma
' Yaşam ' ( Alman Pastam )
Aşk demişti yaşam'ın büyük ustaları. Ya ne var biliyor musun hayatta? Yada benim yaşam'mda. Ben küçükken bisikletim olsun çok isterdim. Oldu da 4 tane 4 kere. Ilki 5 6 yaşlarindaydim sanirim böyle küçükler vardiya plastik seklinde olanlar. Işte onlardan oldu. Bir kaç kez kullandim sonra çalındı. Çok ağlamıştım. Odamda ki perdeler indirilmiş gibi oldu. Sonra 10 yaşlarimda 1 tane daha. Onu Bir kaç yıl kullandim. Bi gün kuzenim ortaya oturmuş bende arkasına sürerken Bir çukurdan geçtik ve ortadan ikiye ayrildi. Yine çok ağladim. Sonra 15 yaşımda falan Bir tane daha onu az kullanıp birine verdim. Sonra Bir tane daha onu da pek kullanmadan verdim. Hevesim kaçmıştı. Ama o ikincisini almak ve kaybetmek çok farkliydi. Onu almak için para biriktiriyordum. Okula giderken verilen 25 50 kuruşları yemiyordum. O zaman güzel paraydi 10 yasinda biri icin. Cips cola dondurma veya meybuz vardi. Ohh en güzeliydi. Bunlardan iki tanesini alabiliyordun o paraya. Biriktirdim Ama fazla geçmeden harcadim yedim hep. O zamanlar anneme de demiştim. Ama annem arada Bir o bisiklet yerine yemem için çok sevdiğim Alman pastasi alirdi. Öyle çok değil ayda Bir veya iki kere Yada ekler alirdi. Öyle çikolata şeker yemezdim ama Alman pastasi ve ekleri çok severdim. Bisikleti bile unutturuyordu bana. Iste yaşam o ydu. Ben sana Alman Pasta'm demeyi isterdim istiyordum. Ama ' yaşam ' olmasını istediğimiz şeylerin olmamasını sağlıyordu.
28 Temmuz 2016 Perşembe
' Asya'lı Erkekler '
Gözüme çarpanlar konusunda ayri bir yeri vardir. Allah'm her konuda bir çok yerde gelir düzeyi hayat sartlari, bireysel hak ve özgürlüklerde eşitlik var. Tek kadın ve erkek konusunda yok. Rusya da ki gibi hatta buna cape town'u da ekleyebiliriz burada da erkekler kadınların yaninda subzero yok böyle bir şey. Erkekler de kadinlar gibi kibarliktan kıralacaklar. Bir coup la bir şey yaşadim ama daha sonra anlatacağim onu. Görünüşleri en iyileri tabi istisnalar vardir benim gördüklerim arasinda; max 1.70 boy beyaz ten saçlar kısa gözler enteresan her hangi farkli bir şey yok ve penguin gibi yürüyorlar. İlkten gördüm bir kaç kisi dedim rahatsiz olabilirler ama herkes öyle. Ve polislerine gelirsem o ülkede eğer bir tane bizim türkiye deki gibi olaylardan ciksa hic birsey yapamazlar. Yok böyle birsey. Ben türkiye de 20 21 22 yasindaki polisleri görünce iyiyiz dedim yani. Yani bir dışarı daha da çok bakış getiriyor. Yarin istanbuldayim. Haftaya balkanlarda bir kaç ülke sonra arjantin ve sonra da afrika planim var bakalim kismet.
27 Temmuz 2016 Çarşamba
' Asya'lı Kadınlar '
Asyalı çekik gözlü max 1.65 boylarında beyaz, buğday tenli kısa saçlı hanımlardan oluşan gruptur. :) aslında küçükken inanılmaz tatlı olduklarını hatta dünyanın en güzel kız çocuklari olduklarini rahatlikla söyleyebilirim. Çok tatlılar. Keşke öyle kalsalarmış. Büyüdüklerinde sanırım havadan, sudan, yemekten bir şeyler oluyor ve değişiyorlar. Çirkin demek güzel demek benim haddime değil o ayrı mesele. Ben biraz yorumlamaya çalişiyorum. Ama güzellik aramıyorum insanlik ariyorum dersen o burada işte. Otur sabahtan akşama kadar konuşsun anlamasanda dinle. Inanilmaz kibarlar ve ses tonlari harika. Tabi kibar kısmı erkekler içinde geçerli. Ilk gün indiğimde information'a gittim ve metro hattı icin map istedim. 25 30 lu yaşlarda Asyalı bi ablamiz vardı. Ingilizce aksani da değişikti. Map'i istiyorum bana Tokyo'nun haritasini veriyor. Yok diyorum bana subway lazim illa bunu Al diye tutturdu, o sirada biseyler de anlatti ama anlamadim ve ikna oldum aldım. Yani dinlersiniz öyle. Bir kaç kere paylaştim snapte hem kücük kizlari hem büyükleri hepsi öyle iste. Bir artıları daha spa masajı.. başka bisey demiyorum.
26 Temmuz 2016 Salı
' Dünya Aslında Çok Büyük Değil Sadece İnsanlar Birbirinden Habersiz '
Merhabalar dostlar... ueno dan bildiriyorum.. sizler şuan şu sıralar gözlerinizi kapatırken ben birazdan kahvaltiya geçeceğim. Buraya gelirken aklımda bir plan bir program yoktu keşke olsaymis diyorum geldiğimden beri. Ama iyi yanlari da oldu. Şöyle ki sevgili dostum batınay gitmeden demişti ki aslinda hiç kimsenin kimseden bi haber yaşadığını görüceksin. Öyle de oldu. Dünya'yı kirleten de iyi uapan da bizleriz onu bir kez daha gördüm. Ülkem adına üzüldüm. Iddia ettiğimiz bir Çok şeyde 0 olduğumuzu gördüm. Daha önce de yurt dışına çıkmıştim ama kültür gelenek bakış bu kadar farkli değildi. Dünya çok büyük değil, dünya çok muazzam bir yer, bir lütuf. Okyanusun üstünde yıldızlarin altinda bulutların arasında bunu görebiliyorsun. Bizim burada yani orada uğraştığımız sorunlar hep kendiliğinden değil de bizim insanlarin açtığı sorunlar ve inanin kimsenin umrunda değiliz kimse konuşucak anlatıcak yazacak çok şeyim oldu devam da edeceğim. Ama şimdi sadece nutella yiyebildiğim kahvaltiya gidiyorum. Hoşçakalın.
25 Temmuz 2016 Pazartesi
' İkinci Gün Tespiti '
Her yerden yükselen gülme sesleriyle yazıyorum bu bloğu bugün. Bu kadar tebessüm eden gülen bi millet görmedim. Acaba turist olduğumuz için mi böyle güler yûzlüler anlamadim. Ama TV kanallarında bile bir sey yokken sürekli gülüyor bu asyanin incileri. Bir çok şeyde kendi medeniyetlerini düzenlerini kurmuşlar. Sokaklarda arabalarin nizaminda sesler ışıklar hepsinde bir sistem var. Resimlerini çekiyorum yalniz şarjim bitmek üzere ve dönüştürücü alamadim, unuttum daha dogrusu ne yapacağım bilmiyorum. Adam sigaraya bir bakış attı az önce aşık gibi. Buradaki erkekleri ve kadinlari da izliyorum sonuçlar güzel gelmeye başladi daha sonra yazacağim. Sizlere iyi geceler ben kahvaltıya...
24 Temmuz 2016 Pazar
' Tokyo da İlk Gece '
İyi akşamlar dünyanin öbür ucundaki dostanaler.. şuan Tokyo da narita havaalaninda bi banka uzanmış bu kelimeleri yazıyorum. 13 saatlik yolculuktan sonra sayın pilot beyfendiyi tebrik ederek alkışladık. Mükemmel bir yolculuktu. Şimdi ise saat burada akşam 21.15 olduğu için bir yere gidemeyip sabahın olmasını bekliyeceğim. Çünkü yollar metrolar acaip karışık. Bu saatte tokyo'nun bilinmeyen yerlerinde olmak istemem. Ayrica ulaşim da çok pahalı olduğu için gereksiz para gitsin de istemem. Geldiğim de bi şok yaşadım o da dönüstürücü almayi unutmuş olmam. Şarjim bitince ne olucak bilmiyorum ama iyi seyler olmayabilir :( bu kötü tarafı sabah olsun bakip dolaşıcam artik. Insanlara gelince inanilmaz kibarlar son 2 saattir karşılaştığım kadariyla tatlişlar :) pasaport kontrolü flan da kolaydi. Yani uçak biletine git gel 5 bin tl yi ayiran herkes rahatlikla gelebilir. Simdilik bu kadar ben uyumaya çalışayim..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)